aihm_uluc

AİHM nedir ne yapar ?

Mahkeme hangi işlere bakar ?
1. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi uluslararası bir kuruluştur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınmış olan temel hakların çiğnenmesi durumunda bireyin bazı koşullar altında Mahkeme’ye başvurma olanağı vardır.

Uluslararası bir antlaşma olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile birçok Avrupa devleti, kişilerin bazı temel haklarına saygı gösterme yükümlülüğü altına girmişlerdir. Güvence altına alınmış olan haklar, Sözleşme’de ve Sözleşmenin 1, 4 ve 6 no’lu eklerinde açıkça gösterilmiştir. Mahkeme’ye herhangi bir başvuruda bulunmadan önce, Sözleşme ve eklerine ve bunlarla ilgili devletlerce konmuş olan çekincelere bakmak gerekir.

2. Asağıdaki listede gösterilen ve bireysel başvuru hakkını tanımış olan devletlerden birinin Sözleşme ve eklerinde güvence altına alınmış haklardan birini, sizinle ilgili olarak çiğnediği kanısında iseniz, Mahkeme’ye başvurabilirsiniz. Sözleşme ve eklerinde yer almayan haklar için Mahkeme’ye başvurulamaz. Mahkeme, ulusal mahkemelerin üstünde, onların kararlarını bozan ve onlar yerine kararlar alan bir kuruluş değildir. Mahkeme’nin şikâyet konusu olan makam nezdinde, sizin yararınıza bir teşebbüste bulunma yetkisi de yoktur.

3. Mahkeme, listede gösterilen devletlere karşı yapılan ve belli bir tarihten sonraki olaylara ilişkin başvuruları kabul eder. Bu tarih, şikâyet edilen devlete ve şikâyet konusu olan hakka göre değişebilir.

4. Bu devletlerin yasama, yönetim, yargı organları gibi ancak kamu kuruluşlarının tutum ve davranışlarından dolayı Mahkeme’ye şikâyet edilebilir. Mahkeme özel kişilere veya kuruluşlara karşı yapılan şikâyetlere bakmaz.

5. Mahkeme’ye başvurmadan önce, ilgili devletin hukukunda öngörülen iç hukuk yollarının tüketilmiş olması gerekir. Örneğin, şikâyetiniz bir yargı kararı ile ilgili ise, varsa temyiz yoluna başvurmanız ve sonucu almanız yeterlidir. İç hukuk yolları tüketilirken, yasaların öngördüğü usule ve süreye ilişkin kurallara da uygun hareket edilmelidir. Eğer, iç hukuk yollarını tüketmek için yaptiğiniz başvurular, süre, görev veya usul yönünden reddedilmiş olursa, Mahkeme büyük bir olasılıkla başvurunuzu kabul etmeyecektir.

6. İç hukuk yollarını tükettikten, başka bir deyişle, son merciinin kararını aldıktan sonra, Mahkeme’ye 6 ay içinde başvurmak gerekir. Başvuru bir mahkumiyet ile ilgili ise, süre muhtemel bir iade-i- muhakeme talebinin reddi tarihinden itibaren değil, normal müracaat yollarının sonunda verilen karar tarihinden itibaren işlemeye başlar. Eğer altı aylık sürenin bitiminden önce kısa ve açık bir şekilde de olsa taleplerinizi Mahkeme’ye bildirmemiş iseniz, Mahkeme şikâyetinizi inceleyemeyecektir.

Mahkeme’ye nasıl başvurulur?
7. Eğer Sözleşme ve eklerince güvence altına alınan haklarınızdan birinin çiğnendiği ve yukarıda belirtilen koşulları yerine getirdiğiniz kanısında iseniz, Mahkeme Yazı İşleri Müdürü’ne aşağıda 8. maddede sıralanan bilgileri içeren bir mektup yazmanız gerekir. Bu mektubu asağıdaki adrese gönderiniz:

Le Greffier de la Cour Européenne des Droits de l’Homme
Conseil de l’Europe
F-67075 STRASBOURG CEDEX

8. Mahkeme Yazı İşleri Müdürü’ne göndereceğiniz mektupta asağıdaki bilgiler yer almalıdır:

a. Şikâyetinizin dayandığı olayların özet olarak ne olduğu,
b. Sözleşme ile güvence altına alınan haklarınızdan hangilerinin çiğnendiği,
c. İç hukuk yollarını tüketmek için hangi makamlara başvurduğunuz,
d. Şikâyet konusu yaptığınız olayla ilgili olarak, kamu kuruluşlarınca alınan kararların bir listesi. Bu listede yer alan her kararın tarihi, kısa özeti, kararı alan makamın adı yer almalıdır. Mektubunuza bu kararların aslı veya bir kopyası eklenmelidir. (Gönderdiğiniz belgeler size iade edilmeyeceğinden, belgelerin asıllarını değil suretlerini göndermeniz rica olunur.)

9. Mahkeme Yazı İşleri Müdürü başvurunuzla ilgili olarak size cevap verecek, belki de sizden ek belge, bilgi veya açıklama isteyecek, Mahkeme’nin Sözleşmeyi nasıl yorumladığı hakkında size bilgi verecek ve başvurunuzun kabul edilebiliriliği konusunda açık bir engel varsa, sizi bundan da haberdar edecektir. Buna karşılık, şikâyet ettiğiniz devletin mevzuatı hakkında size bilgi veremeyecektir.

10. Sizinle olan yazışmadan, eğer başvurunuzun Mahkeme’ye yapılmış bir başvuru olarak kaydının yapılması gerektiği anlaşılıyorsa ve siz de bunu istiyorsanız, Mahkeme Yazı İşleri Müdürü Mahkeme’ye resmen başvurmanızı sağlamak üzere, size basılı bir başvuru formu gönderecektir. Siz bu formu doldurup Mahkeme Yazı İşleri Müdürü’ne gönderdikten sonra, başvurunuz Mahkeme’ye sunulacaktır.

11. Mahkeme Yazı İşleri Müdürü, gelişmelerden sizi zaman zaman haberdar edecektir. Mahkeme’de incelemeler en azından ilk aşamalarda yazılı olarak yapılır. Duruşma yapılması gerekirse, o da ayrıca taraflara bildirilir. Başvuruda bulunmak için Mahkeme’ye gelmeye gerek yoktur, başvurular posta ile yapılır.

12. Eğer imkânınız varsa, başvurunuzu avukat aracılığı ile yapınız. Avukat tutmak için maddî imkânı olmayanlar, Mahkeme’den adli yardım isteminde bulunabilirler. Ancak, adli yardım başvurunun yapıldığı anda değil, eğer istem yerinde görülürse, muhakeme usulünün sonraki aşamalarında elde edilebilir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini İmzalayan Devletler:

Almanya
Andorra
Arnavutluk
Avusturya
Belçika
Bulgaristan
Çek Cumhuriyeti
Danimarka
Estonya
Finlandiya
Fransa

Gürcistan
Hırvatistan
Hollanda
İngiltere
İrlanda
İspanya
İsveç
İsviçre
İtalya
İzlanda

Kıbrıs
Liechtenstein
Letonya
Litvanya
Lüksemburg
Macaristan
Makedonya
Malta
Moldova
Norveç

Polonya
Portekiz
Romanya
Rusya
San Marino
Slovak Cumhuriyeti
Slovenya
Türkiye
Ukrayna
Yunanistan
İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme

(11. Protokol ile değiştirilen metin)
Roma, 4.11.1950
(Gayri resmi tercüme)

Sözleşme metni, 21 Eylül 1970’de yürürlüğe giren 3 sayılı Protokolün, 20 Aralık 1971’de yürürlüğe giren 5 sayılı Protokolün ve 1 Ocak 1990’da yürürlüğe giren 8 sayılı Protokolün düzenlemelerine uygun olarak değiştirilmişti. Ayrıca, yürürlüğe girdiği 21 Eylül 1970’ten bu yana 5. Maddesinin 3. fıkrasına uygun olarak Sözleşmenin bir parçası olan 2 sayılı Protokolün metnini içermekteydi. Protokollerin getirdiği bütün bu değişikliklerin veya eklemelerin yerini, yürürlüğe girdiği tarih olan 1 Kasım 1998’den itibaren 11 sayılı Protokol almaktadır. Bu tarihten itibaren, 1 Ekim 1994’te yürürlüğe giren 9 sayılı Protokol yürürlükten kaldırılmıştır.

Aşağıda imzası bulunan Avrupa Konseyi üyesi hükümetler, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 10 Aralık 1948’de ilan edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’ni,

Bu Bildirinin, metninde açıklanan hakların her yerde ve etkin olarak tanınmasını ve uygulanmasını sağlamayı hedef aldığını,

Avrupa Konseyi’nin amacının, üyeleri arasında daha sıkı bir birlik kurmak olduğunu ve insan hakları ile temel özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesinin bu amaca ulaşma yollarından birini oluşturduğunu göz önüne alarak,

Dünyada barış ve adaletin asıl temelini oluşturan ve sağlanıp korunabilmesi, her şeyden önce, bir yandan da insan hakları konusunda ortak bir anlayış ve ortaklaşa saygı esasına bağlı olan bu temel özgürlüklere derin inançlarını bir daha tekrarlayarak,

Aynı inancı taşıyan ve siyasal gelenekler, idealler, özgürlüklere saygı ve hukukun üstünlüğü konularında ortak bir mirası paylaşan Avrupa devletlerinin hükümetleri sıfatıyla, Evrensel Bildiride yer alan bazı hakların ortak güvenceye bağlanmasını sağlama yolunda ilk adımları atmayı kararlaştırarak; aşağıdaki hususlarda anlaşmışlardır :

Madde 1- İnsan haklarına saygı yükümlülüğü
Yüksek Akit Taraflar, kendi yetki alanları içinde bulunan herkese bu Sözleşmenin birinci bölümünde açıklanan hak ve özgürlükleri tanırlar.

Bölüm I – Haklar ve Özgürlükler

Madde 2- Yaşama hakkı
1) Herkesin yaşam hakkı yasanın koruması altındadır. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın yerine getirilmesi dışında hiç kimse kasten öldürülemez.

2) Öldürme, aşağıdaki durumlardan birinde kuvvete başvurmanın kesin zorunluluk haline gelmesi sonucunda meydana gelmişse, bu Maddenin ihlali suretiyle yapılmış sayılmaz :

a- Bir kimsenin yasadışı şiddete karşı korunması için;

b- Usulüne uygun olarak yakalamak için veya usulüne uygun olarak tutuklu bulunan bir kişinin kaçmasını önlemek için;

c- Ayaklanma veya isyanın, yasaya uygun olarak bastırılması için.

Madde 3- İşkence yasağı
Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya işlemlere tabi tutulamaz.

Madde 4- Kölelik ve zorla çalıştırma yasağı
1) Hiç kimse köle ve kul halinde tutulamaz.

2) Hiç kimse zorla çalıştırılamaz ve zorunlu çalışmaya tabi tutulamaz.

3) Aşağıdaki haller bu Maddede sözü geçen “zorla çalıştırma veya zorunlu çalışma”dan sayılmazlar :

a- Bu Sözleşmenin 5. Maddesinde öngörülen koşullar altında tutuklu bulunan kimseden tutukluluğu veya şartlı salıverilmesi süresince olağan olarak yapılması istenen çalışma;

b- Askeri nitelikte bir hizmet veya inançları gereğince askerlik görevini yapmaktan kaçınan kimselerin durumunu meşru sayan ülkelerde bu inanca sahip kimselere zorunlu askerlik yerine gördürülecek başka bir hizmet;

c- Toplumun hayat veya refahını tehdit eden kriz ve afet hallerinde istenecek her hizmet;

d- Normal yurttaşlık yükümlülükleri kaps***** giren her türlü çalışma veya hizmet.

Madde 5- Özgürlük ve güvenlik hakkı
1) Herkesin kişi özgürlüğüne ve güvenliğine hakkı vardır. Aşağıda belirtilen haller ve yasada belirlenen yollar dışında hiç kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.

a- Kişinin yetkili mahkeme tarafından mahkum edilmesi üzerine usulüne uygun olarak hapsedilmesi;

b- Bir mahkeme tarafından, yasaya uygun olarak, verilen bir karara riayetsizlikten dolayı veya yasanın koyduğu bir yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamak için usulüne uygun olarak yakalanması veya tutulu durumda bulundurulması;

c- Bir suç işlediği hakkında geçerli şüphe bulunan veya suç işlemesine ya da suçu işledikten sonra kaçmasına engel olmak zorunluluğu inancını doğuran makul nedenlerin bulunması dolayısıyla, bir kimsenin yetkili merci önüne çıkarılmak üzere yakalanması ve tutulu durumda bulundurulması;

d- Bir küçüğün gözetim altında eğitimi için usulüne uygun olarak verilmiş bir karar gereği tutulu durumda bulundurulması veya kendisinin yetkili merci önüne çıkarılması için usulüne uygun olarak tutulu durumda bulundurulması;

e- Bulaşıcı hastalık yayabilecek bir kimsenin, bir akıl hastasının, bir alkoliğin, uyuşturucu Madde bağımlısı bir kişinin veya bir serserinin usulüne uygun olarak tutulu durumda bulundurulması;

f- Bir kişinin usulüne aykırı surette ülkeye girmekten alıkonulmasını veya kendisi hakkında sınır dışı etme ya da geriverme işleminin yürütülmekte olması nedeniyle usulüne uygun olarak yakalanması veya tutulu durumda bulundurulması;

2) Yakalanan her kişiye, yakalama nedenleri ve kendisine yöneltilen her türlü suçlama en kısa zamanda ve anladığı bir dille bildirilir.

3) Bu Maddenin 1.c fıkrasında öngörülen koşullara uyarınca yakalanan veya tutulu durumda bulunan herkes hemen bir yargıç veya adli görev yapmaya yasayla yetkili kılınmış diğer bir görevli önüne çıkarılır; kendisinin makul bir süre içinde yargılanmaya veya adli kovuşturma sırasında serbest bırakılmaya hakkı vardır. Salıverilme, ilgilinin duruşmada hazır bulunmasını sağlayacak bir teminata bağlanabilir.

4) Yakalama veya tutuklu durumda bulunma nedeniyle özgürlüğünden yoksun kılınan herkes, özgürlük kısıtlamasının yasaya uygunluğu hakkında kısa bir süre içinde karar vermesi ve yasaya aykırı görülmesi halinde kendisini serbest bırakması için bir mahkemeye başvurma hakkına sahiptir.

5) Bu Madde hükümlerine aykırı olarak yapılmış bir yakalama veya tutulu kalma işleminin mağduru olan herkesin tazminat istemeye hakkı vardır.

Madde 6- Adil yargılanma hakkı
1) Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir. Hüküm açık oturumda verilir; ancak, demokratik bir toplumda genel ahlak, kamu düzeni ve ulusal güvenlik yararına, küçüklerin korunması veya davaya taraf olanların özel hayatlarının gizliliği gerektirdiğinde, veya davanın açık oturumda görülmesinin adaletin selametine zarar verebileceği bazı özel durumlarda, mahkemenin zorunlu göreceği ölçüde, duruşmalar dava süresince tamamen veya kısmen basına ve dinleyicilere kapalı olarak sürdürülebilir.
2) Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.
3) Her sanık en azından aşağıdaki haklara sahiptir :
a- Kendisine yöneltilen suçlamanın niteliği ve nedeninden en kısa zamanda, anladığı bir dille ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek;
b- Savunmasını hazırlamak için gerekli zamana ve kolaylıklara sahip olmak;
c- Kendi kendini savunmak veya kendi seçeceği bir savunmacının yardımından yararlanmak ve eğer savunmacı tutmak için mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanabilmek;
d- İddia tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek, savunma tanıklarının da iddia tanıklarıyla aynı koşullar altında çağrılmasının ve dinlenmesinin sağlanmasını istemek;
e- Duruşmada kullanılan dili anlamadığı veya konuşmadığı takdirde bir tercümanın yardımından para ödemeksizin yararlanmak.

Madde 7- Cezaların yasallığı
1) Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal ve uluslararası hukuka göre bir suç sayılmayan bir fiil veya ihmalden dolayı mahkum edilemez. Yine hiç kimseye, suçun işlendiği sırada uygulanabilecek olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
2) Bu Madde, işlendiği zaman uygar uluslar tarafından tanınan genel hukuk ilkelerine göre suç sayılan bir fiil veya ihmal ile suçlanan bir kimsenin yargılanmasına ve cezalandırılmasına engel değildir.

Madde 8- Özel hayatın ve aile hayatının korunması
1) Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamu otoritesinin müdahalesi, ancak ulusal güvenlik, kamu emniyeti, ülkenin ekonomik refahı, dirlik ve düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir toplumda, zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüş olmak koşuluyla söz konusu olabilir.

Madde 9- Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü
1) Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, din veya inanç değiştirme özgürlüğü ile tek başına veya topluca, açıkça veya özel tarzda ibadet, öğretim, uygulama ve ayin yapmak suretiyle dinini veya inancını açıklama özgürlüğünü de içerir.
2) Din veya inancını açıklama özgürlüğü, ancak kamu güvenliğinin, kamu düzenin, genel sağlığın veya ahlakın, ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için demokratik bir toplumda zorunlu tedbirlerle ve yasayla sınırlanabilir.

Madde 10- İfade özgürlüğü
1) Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir almak ve vermek özgürlüğünü de içerir. Bu Madde, devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine bağlı tutmalarına engel değildir.
2) Kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlükler, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, veya yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması için yasayla öngörülen bazı biçim koşullarına, sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabilir.

Madde 11- Dernek kurma ve toplantı özgürlüğü
1) Herkes asayişi bozmayan toplantılar yapmak, dernek kurmak, ayrıca çıkarlarını korumak için başkalarıyla birlikte sendikalar kurmak ve sendikalara katılmak haklarına sahiptir.
2) Bu hakların kullanılması, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla ve ancak yasayla sınırlanabilir. Bu Madde, bu hakların kullanılmasında silahlı kuvvetler, kolluk mensupları veya devletin idare mekanizmasında görevli olanlar hakkında meşru sınırlamalar konmasına engel değildir.

Madde 12- Evlenme hakkı
Evlenme çağına gelen erkek ve kadın, bu hakkın kullanılmasını düzenleyen ulusal yasalar uyarınca evlenmek ve aile kurmak hakkına sahiptir.

Madde 13- Etkili başvuru hakkı
Bu Sözleşmede tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, ihlal fiili resmi görev yapan kimseler tarafından bu sıfatlarına dayanılarak yapılmış da olsa, ulusal bir makama etkili bir başvuru yapabilme hakkına sahiptir.

Madde 14- Ayırımcılık yasağı
Bu Sözleşmede tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasal veya diğer kanaatler, ulusal veya sosyal köken, ulusal bir azınlığa mensupluk, servet, doğum veya herhangi başka bir durum bakımından hiçbir ayırımcılık yapılmadan sağlanır.

Madde 15- Olağanüstü hallerde askıya alma
1) Savaş veya ulusun varlığını tehdit eden başka bir genel tehlike halinde her Yüksek Akit Taraf, ancak durumun gerektirdiği ölçüde ve uluslararası hukuktan doğan başka yükümlülüklere ters düşmemek koşuluyla bu Sözleşmede öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirler alabilir.
2) Yukarıdaki hüküm, meşru savaş fiilleri sonucunda meydana gelen ölüm hali dışında, 2. Madde ile 3. ve 4. Maddeler (fıkra 1) ve 7. Maddeyi hiçbir suretle ihlale mezun kılmaz.
3) Bu Maddeye göre aykırı tedbirler alma hakkını kullanan her Yüksek Akit Taraf, alınan tedbirler ve bunları gerektiren nedenler hakkında Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne tam bilgi verir. Bu Yüksek Akit Taraf, sözü geçen tedbirlerin yürürlükten kalktığı tarihi de Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne bildirir.

Madde 16- Yabancıların siyasal etkinliklerinin kısıtlanması
10, 11 ve 14. Maddelerin hiçbir hükmü, Yüksek Akit Tarafların yabancıların siyasal etkinliklerini sınırlamalarına engel sayılmaz.

Madde 17- Hakların kötüye kullanımının yasaklanması
Bu Sözleşme hükümlerinden hiçbiri, bir devlete, topluluğa veya kişiye, Sözleşmede tanınan hak ve özgürlüklerin yok edilmesine veya burada öngörüldüğünden daha geniş ölçüde sınırlamalara uğratılmasına yönelik bir etkinliğe girişme ya da eylemde bulunma hakkını sağlar biçimde yorumlanamaz.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir